"Bu dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir." Ankebut,64

 

 

 

FANİ DÜNYA

 

 

 

Boş Dünya

 

Gittiler... Bana dünyam

Birdenbire boş geldi.

Seçilmiş oldu eşyam.

Odalarım loş geldi.

 

Gözlerim müebbette,

Günü gelir elbette...

Gelir Melek nöbette,

Safa geldi, hoş geldi.

 

Necip Fazıl Kısakürek

 

 

 

Yürü Yürü Yalan Dünya

 

Yürü yürü yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Yedi kez boşalıp yine
Dolan dünya değil misin

Bir od bıraktı özüme
Duman girdi gözüme
Bu gözle bugün yüzüme
Gülen dünya değil misin

Bir od bıraktın vay dile
Tutuştum yandın dert ile
Kıyamete bir kurt ile
Kalan dünya değil misin

Nide idim dağlar aşıp
Dağlar aşıp sular geçip
Havanın önüne düşüp
Yelen dünya değil misin

Yunus Emre’m sür sefayı
Sür sefayı çek cefayı
Ol Muhammed Mustafa’yı
Alan dünya değil misin

 

Yunus Emre

 

 

Yürü Bre Yalan Dünya

 

Yürü bre yalan dünya
Sana konan göçer bir gün
İnsan bir ekine misal
Seni eken biçer bir gün

Ağalar içmesi hoştur
O da züğürtlere güçtür
Can kafeste duran kuştur
Elbet uçar gider bir gün

Aşıklar der ki n'olacak
Bu dünya mamur olacak
Haleb'i Osmanlı alacak
Dağı taşa katar bir gün

Yerimi serin bucağa
Suyumu koyun ocağa
Kafamı alin kucağa
Garip anam ağlar bir gün

Yer yüzünde yeşil yaprak
Yer altında kefen yırtmak
Yastığımız kara toprak
O da bizi atar bir gün

Bindirirler cansız ata
İndirirler tuta tuta
Var dünyadan yol ahrete
Yelgin gider salın bir gün

Karac'oğlan der nasıma
Çok işler gelir başıma
Mezarımın baş taşına
Baykuş konar öter bir gün

 
Karacaoğlan

 

 

 

Yalan Dünya

Yürü bire yalan dünya
Yalan dünya degil misin
Hasan ile Hüseyin'i
Alan dünya degil misin

Ali bindi Düldül ata
Can dayanmaz bu firkata
Boz Kurt ile kiyamete
Kalan dünya degil misin

Tanri'nin Aslan'in alan
Düldül'ü daglara salan
Yedi kere işsiz kalan
Kalan dünya degil misin

Bak şu kişa, bak şu güze
Ciger kebap oldu köze
Muhammed'i bir top beze
Saran dünya degil misin

PIR SULTAN'im ne yatarsin
Kurmuş çarkini dönersin
Ne konarsin. ne göçersin
Kalan dünya degil misin

 

Pir Sultan Abdal

 

 

 

Dünya, kim tarafından aranıyor ve seviliyorsa onun padişahı olur. Kim de dünyayı terk eder ve horlarsa, dünya onun hizmetçisi olur. Dünya hem talep eden, hem de talep edilen, aranandır. Kim dünyayı talep ederse, dünya onu reddeder. Kim dünyayı reddederse, dünya onun peşinden gider. Dünya, ahirete giderken yol üzerindeki bir köprüdür. Bu köprüden geçiniz ama orada sürekli kalacakmış gibi davranmayınız. Köprüler üzerine saraylar inşa etmek pek de akıl karı değildir. Dünyadan seni ahirete ulaştıracak kadarını al, ahiretten seni men edecek olan tarafını bırak.

A
bdul kadir Geylani(k.s.)

 

 

 

 

Dünya fani, ölüm var...

 

Cümle cihân senin olsa ne fayda
Be hey gülüm dünya fâni ölüm var!..
Mahlûkâtın cümlesinde tek payda
Anla artık anla yâni ölüm var!..
Unutma ki dünya fâni ölüm var!..

Dünya hayâl ölüm gerçek bilesin
Gaflet sarmış sen ki ondan gülesin
Bilir misin nasıl, nerde ölesin?
Diyorum ki dostum hani ölüm var!..
Unutma ki dünya fâni ölüm var!..

Söyle hani nerde atan, ecdâdın?
Ölüm alır cândan lezzetin tadın
Unutulur!.. Bel ki duyulmaz adın
Alır elbet cândan cânı ölüm var!..
Unutma ki dünya fâni ölüm var!..

Sıra sana gelip vâden dolunca
O gül yüzün gülmez olup solunca
Hep sonumuz elbet ölüm olunca
Bre nefsim!.. Dinle beni ölüm var!..
Unutma ki dünya fâni ölüm var!..

Yıllar geçti nice baharın kışın
Kimler geldi kimler geçti bir düşün
Bir gidersen olmaz artık dönüşün
Unutma ki bekler seni ölüm var!..
Unutma ki dünya fâni ölüm var!..

Dostu dosta kavuşturan yol ölüm
Son nefeste imân varsa bal ölüm
İsteyene nasihâttir zûl ölüm
Bir çok zevke olur mâni ölüm var!..
Unutma ki dünya fâni ölüm var!..

Kul Mahmudum ölüm gerçek ölüm hak
Vâde dolar ölüm gelir muhakkak
Nice cândan sevdiklerin gitti bak
Rahmet olsun gâni gâni ölüm var.
Unutma ki dünya fâni ölüm var!..

Kadir Çetin

 

 

 

Dünya Fani

 

Secdeye varınca vakarlı başlar
Gizliden gizliye dökülür yaşlar
Kullukta sultanlık bulur kardeşler
Dünya fani, ölüm gerçek uyanın

Ömür biter insanoğlu durulur
Huzuru mahşerde divan kurulur
Herkesin nefesi tek tek sorulur
Dünya fani, ölüm gerçek uyanın

O gün gelip her şey çok geç olmadan
Yaprak gibi sararıp ta solmadan
Melek-ül mevt kapımızı çalmadan
Dünya fani, ölüm gerçek uyanın

Şah olsan, padişah olsan da boşa
İster bin yıl ömrün olsa, bin yaşa
Sonu ölüm, mutlak baş gelir taşa
Dünya fani, ölüm gerçek uyanın

Ahmediyem şanı yüceler gördüm
Dev görünen aslı cüceler gördüm
Ocağı tütmeyen bacalar gördüm
Dünya fani, ölüm gerçek uyanın

 

Ahmet Ergin

  

 

 

Yalan Dünya Değil misin?  (İlahi)

 

Kim umar senden vefâyı,
Yalan dünyâ değil misin?
Muhammed-ül-Mustafâyı,
Alan dünyâ değil misin?

Yürü hey vefâsız yürü,
Sensin hod bir köhne karı,
Nice yüzbin erden geri,
Kalan dünyâ değil misin?

Kimisini nâlân edip,
Kimisini giryân edip,
Âhir-i kâr üryân edip,
Soyan dünyâ değil misin?

Kasdedip halkın özüne,
Toprak doldurup gözüne,
Ehl-i gafletin yüzüne,
Gülen dünyâ değil misin?

Eğer şâh u eğer bende,
Her kişiyi salan bende,
Kimse mekân tutmaz sende,
Virân dünyâ değil misin?

Sihr ile donatıp kendin,
Meydana salan semendin,
Âleme mihnet kemendin,
Salan dünyâ değil misin?

İşin gücün dâim yalan,
Çok kişiden arta kalan,
Nice kere boşalarak,
Dolan dünyâ değil misin?

 

 

 

 

Fani Dünya

 

Hep ah çekmekle geçmez ki yaşam
Dünya imtihan dünyası, haline şükret paşam
Ne kadar yaşasak ta; sonumuz ölüm
Kara toprak olacağız nereye kaçam.

Dünya malından hayır gelmeyecek beşere
Ruh bedenden ayrılınca gideceğiz mahşere
Sevapların kar kalır,günahların biçare
Tövbe edersin amma; geç kalırsın ne çare
 

Anonim

 

 

 

 © COPYRIGHT 2008, ALL RIGHTS RESERVED CANAKTAN.ORG