Adalet her zaman ve her yerde güçlünün işine gelendir...

Öyle olmuştur... Öyle devam etmektedir...

 

“Adalet güçlünün çıkarından başka bir şey değildir.”

Thrasymachus

“Her toplumda yönetim kimde ise, güçlü odur. Her yönetim, kanunlarını işine geldiği gibi koyar. Bu kanunları koyarken kendi işlerine gelen şeylerin, yönetilenler için de doğru olduğunu söylerler, kendi işlerine geleneklerden ayrılanları da kanuna, doğruluğa aykırı diye cezalandırırlar... Doğruluk her yerde birdir; yönetenin işine gelendir. Güç de yönetende olduğuna göre, düşünmesini bilen her adam bundan şu sonuca varır:

Doğruluk güçlünün işine gelendir.”

Eflatun

 

Biliniz ki hakikat hakikattir!..

Bazen hakikati olduğu gibi kabul etmekten başka yol yoktur...

Şu yalın gerçek belki de hiç değişmeyecektir...

 

 “Bana öyle geliyor ki, korkusuz bir insanın çıkıp öbür insanlara şu yalın gerçeği öğretmesi kadar devrimci bir davranış olamaz: Sen neysen osun ve hiç bir zaman başka türlü olamayacaksın; senin hayatın budur, hep buydu, hep bu olacaktır. Parası olan çok yaşar; sözünü geçirebilen bir yanlış yapmaz; güçlü olan doğrunun ne olduğuna karar verir.

Tarih budur! Ecce historia!”

Gottfried Benn

 

Biliniz ki hakikat hakikattir!..

Bu dünya adaletsiz dünyadır! ...

İnsanlık onurumuzdan utanacak kadar adaletsizdir...

 

 

Hak ve adaletin olmadığı bir dünyadır!... 

Haksızlıkların dünyasıdır?!..

Ezenlerin dünyasıdır!...

Zalimlerin dünyasıdır!..

 

“Evvel zaman içinde bir gün, Kısrak, keçi ve kız kardeşleri koyun

Bir aslanla birlik olmuşlar.Yaman bir aslanmış bu, çevrenin derebeyi. Kazançta da, kayıpta da ortağız demişler.Ertesi gün bir geyik düşmüş nasılsaKeçinin kurduğu ağlara. Hemen ortaklarına haber salmış keçi. Toplanmışlar hemen ve aslan

Pençeleriyle sayıp ortakları tek tek

-Dört kişiyiz, demiş bu avı paylaşacak.

Der demez de dörde bölüvermiş geyiği.Birinci parçayı kendine ayırmış, tabii

Aslan payı olarak:

-Bu parça benim, demiş, biliyorsunuz neden;

Benim adım aslan da ondan. Buna karşı bir diyeceğiniz olamaz sanırım.

Yasaya göre ikinci parça da benim hakkım. Dileyen kitapta yerini bulur:

En güçlü kimse en haklı odur. Üçüncü parça en değerli ortağın olacak

Ben değilim de kim o en değerli ortak? Dördüncü parçaya gelince, ha, bak!

O parçaya el uzatanın  Kafasını koparırım, inanın!”

La Fontaine

 

Güç, iktidar, kuvvet, kudret...

Bu dünya bunların dünyasıdır...

 

***

 

Peki niye düzeltmez insanoğlu bu adaletsizliği, haksızlığı!...

Vicdanlar nerede?

Hani nerede Themis!

Hani nerede Justitia!

Onun için mi gözleri bağlı!...  Tarafsızlık için mi!...

Ey ilahi adaletin tecessümü Themis, aç gözlerini, aç da bak!

Ey ilahi adaletin tecessümü Justitia, aç gözlerini, aç da bak!

 

Ey balçık dünya!

Adaletin bu mu dünya!...

Bir ülkede bir yol varsa orada yoksul ve aşağı konumda olmak onursuzluktur.

Bir ülkede Yol yoksa orada zengin ve soylu olmak onursuzluktur.

Konfüçyüs

 

Ey balçık dünya!

Ey soysuzların dünyası!

'Başkalarını onurlandırdığımızda

Kendimizi soysuzlaştırmak zorundayız.'

Goethe

 

Ey eşek arıları!... hani nerede iğneleriniz!...

Hani nerede adaletiniz?

Görürsünüz nasıl bütün huyumuz suyumuzla Eşekarılarına benzediğimizi

Önce, bir kızdırdılar mı bizi

Bizden daha öfkeli, daha belalı hayvan yoktur

Sonra biz hep eşekarıları gibi yaşarız:

Onlar gibi bölük bölük yuvalarımızda

Sürüyle toplanıp yargılarız:

Kimimiz başyargıcın yanında,

Kimimiz Onbirlerin yanında, Kimimiz Odeon'da.

Sıra sıra duvarlara yapışır otururuz

Ne yazık ki, sahte arılar da vardır aramızda:

Bunların iğneleri falan yoktur;

Yerlerinden kıpırdamaz, suya sabuna dokunmaz

Bizim bunca zahmetle topladığımızı yerler.’

Aristophanes

 

Rahatınızı biraz bozup da haksızlıklara karşı durmanız gerekmez mi, ey eşekarıları!...

Irritare crabrones
"Eşekarılarını rahatsız etmek"

 Ey eşekarıları!... Göreviniz nedir sizin?

‘Yargıçların görevi adalet dağıtmaktır;  meslekleri ise bu dağıtımı geciktirmektir.

İçlerinden ancak birkaçı görevini bilir ve mesleğini uygular ’

La Bruyere

 

***

 

 

ADALET...  HAK... HAKKANİYET... HUKUK... KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK..

 

İnsanoğlunun bir arada huzur, güven ve barış içerisinde yaşaması için adalet her zaman ve her yerde bir ideal olarak kalacaktır... Bu ideal hiç bir zaman sönmeyecek bir meşaledir...

 

Bizim meşalemiz ışığında taşıyacağımız bayraklarımızda şunlar yazılıdır: 

ADALET...  HAK... HAKKANİYET... HUKUK... KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK..

 

 “Adaletli olmayı öğren.”  (Discite justitian)

Vergil

“Şeref ve doğruluk adaletin temelidir.”

 (Justitia fundementum est fides.)

Cicero

“Adalet erdemlerin kraliçesidir.”

(Justitia Virtim regina.)

Latin Atasözü

 “Adalet erdemlerin taca sahip olan en şereflisidir.”

Marcus Tullius Cicero

 “Hukukun bittiği yerde tiranlık başlar.”

John Locke

“Nomos (hukuk) herşeyin kralıdır.”

Heredotus

 

Tabii hukuk felsefesine uygun yasalar...  

Adil yasalar... 

Hak ve özgürlüklerimizi koruyan ve güvence altına alan yasalar...

 

“Ulusların uygulamaya koydukları öldürücü ve ahlak bozucu kanunlar nelerdir? Bunlar, bir soyguncular çetesinin mecliste geçirdiği kurallar yerine kanunlar denilmesini hak etmemektedirler. Eğer cahil ve yeteneksiz insanlar ilaçlarla şifa vermek yerine ölümcül zehirleri salık verirlerse buna, muhtemelen, doktorların tedavisi denemez. Yıkıcı bir düzenleme olmasına rağmen bir ülke onu kabul etse bile bir ülkedeki bu tip bir kural kanun olarak adlandırılamaz. Bu nedenle, kanun, her şeyin en kadimi ve aslı olan doğa ile ve iyiyi savunan ve kötüyü cezalandıran doğanın standartlarıyla uyum içinde olmak koşuluyla, adil olanla adaletsiz olan arasındaki ayrımdır.”

Marcus Tullius Cicero