BUGÜNKÜ İNSANLAR ÜZERİNE

 

 “Eğer o vakit bunlar insan idi iseler, bugünkü insanlar nedir?”
Yusuf Has Hacip

 

“Bilgili hakir oldu, bir tarafa sinip kaldı. Akıllı dilsiz oldu, ağzını açmıyor. Memlekette fena adamlar çoğaldı; halîm insanlar ayak altında kaldı. Fesâd ve fısk yapanlar merd sayıldı! Helâl büsbütün ortadan kalktı, haram çoğaldı. Helalin ancak adı kaldı, onu gören yok. Haram kapışıldı, hâlâ ona doyan yok.  Hani bu harama haram diyen, haramı bırakıp, helal yiyen insan nerede? Hırs ve tamah arttı, kalpler haram ile çok fazla karardı. İyiler kötüye bakarak değiştiler!”
Yusuf Has Hacip

 

“İnsana insanlığı oranında insanlık yaptığı için insana insan dendi.”
Yusuf Has Hacib 

 

***

 

Yirmi yıl ya da otuz yıl öncesini iğne ile arıyorum!...

Bindiğimiz arabalar daha lüks, doğru!

Oturduğumuz evler daha lüks, doğru!

Yaz geliyor yazlığımızda  ‘deniz-kum-güneş’in tadını çıkarıyoruz, ya da istediğimiz otellere gidip tıka-basa ‘her şey dahil’ yiyoruz içiyoruz!

Kış geliyor ayrı bir kayak seyahati planlıyoruz!

Herkes uçuyor öyle değil mi!

Eskiden uçağa binmek diye bir şey var mıydı!

Bunlar zar-zor geçinenler için olmasa bile pek çok insanın artık yapabildiği şeyler!

Şimdi tüm bunlar var!

Altımızda arabamız, rahatlık sunan mekanlarımız!

***

Yirmi yıl ya da otuz yıl öncesini iğne ile arıyorum!...

İnsan arıyorum insan!

Değerleri olan, ‘değerlere’ değer veren insanlar arıyorum!

Nerede onlar!

Allah aşkına bunlara insan denir mi!

Yahu, Allah aşkına söyleyin bu isminin başında Prof.Dr.  ya da Doç.Dr. yazan bu insanlara bilim insanı denir mi? Bilim adamı denir mi?

Bütün gün bir bilgisayar ya da cep telefonunu başında oyun oynayan, sanal sohbetlerle vakit geçiren, bir edebi eseri okumayı kendisine zul gören gençler!...

“Korkarım ki bir gün teknoloji, insan iletişiminin ve yakınlaşmasının önüne geçecek ve aptal bir nesil ortaya çıkacak”
Albert Einstein

Bunlara genç denir mi!

Bunlara öğrenci denir mi!

Bunlara insan denir mi!

Odundan bir farkı olmayan bir insan kütlesi!...

“İnsanın yaratıldığı böyle yamuk odundan düzgün hiçbir şey yapılamaz.”
Immanuel Kant

 

Ey adalet neredesin! Bu hakimlere hakim denir mi!

Bunlara 'adalet dağıtan insanlar' denir mi! İnsanların  ‘tabii’ hürriyetlerini ortadan kaldıracak keyfi kararlar alan bu hakim ve savcılara insan denir mi!

Televizyonlarda her akşam ahkam kesen bu  gazetecilere insan denir mi!  Tarafsız haber sunmak yerine sürekli yanlı-taraflı haberler sunan, muhalif sesleri linç etmeye kalkan bu insanlara gazeteci, televizyoncu, haber spikeri denir mi!  Bunlara insan denir mi!

Ey Yusuf Has Hacip, kalk da gel! Gel gör halimizi!

Kaldığın yerden daha da kötü bir yerdeyiz!

Sahi sen ne zaman yazmıştın Kutadgu Bilig’i?

1019'da  mı!

Sahi, o zaman mı yazmıştın ve söylemiştin bu sözleri!

Tam bin yıl önce öyle mi!..

Sen o zamanda yaşadın biz de bu zamanda yaşıyoruz!...

Farklı zamanlarda aynı dünyaları yaşıyoruz!...

***

“Gel ha gel, insan ol da öyle gel.”
Hacı Bektaş-ı Veli

***

hem viro quid praestat.

“insandan insana, aman ne ayrılık.”

Terentius