KENDİM ÜZERİNE...

 

“Benim işim gücüm kendimi incelemek: Yapacak başka işim de yok
zaten. Bakıyorum da öyle çürük taraflarım var ki söylemeye zor
varıyor dilim. Sağlam oturaklı neyim var? Her an sendeleyip
düşebilirim. Gözlerim bir şöyle görüyor, bir böyle. Açken başka
adamım sanki, yemekten sonra başka. Keyfim yerindeyse, hava da
güzelse kötü kişi değilim: Ama bir nasır canımı yakmaya görsün, asık
suratlı, aksi, yanına yaklaşılmaz bir adam olurum. Aynı atın yürüyüşü
bir rahat gelir bana, bir rahatsız; aynı yolu bir uzun bulurum, bir kısa;
aynı biçim bir hoşuma gider, bir zıddıma. Bir gün her işe yatkınım, bir
başka gün hiçbir şey gelmez elimden. Bugün sevindiğim şeye yarın
üzülebilirim. İçimde durmadan değişen, ele avuca sığmayan bir sürü
duygu. Kara kara düşünceler, derken bir öfke; ağlamaklı bir
haldeyken, birdenbire taşkın bir sevinç. Kitapları karıştırırken
bakarım, dün içinde türlü güzellikler bulduğum, oldukça coştuğum bir
yer bugün bir şey demez olmuş bana: Eviririm, çeviririm, orasını
burasını okurum, nafile: O sayfalar boşalmış, yabancılaşmıştır artık
benim için.”
Michel de Montaigne

 

Kendime bakıyorum!

Kendimi düşünüyorum!

Kendimi anlamaya çalışıyorum!

 

Yaşadıklarımı...

Sevdiklerimi, sevmediklerimi...

Gözyaşlarımı, sevinçlerimi...

Galibiyetlerimi, maglubiyetlerimi...

Günahlarımı, sevaplarımı...

Başarılarımı, başaramadıklarımı...

Okuduklarımı, yazdıklarımı...

Gezdiklerimi, gördüklerimi...

 

Kendimi anlamaya ve tanımaya çalışıyorum...

 

Yunus'un dediği gibi..

sen kendini tanımazsan, bilmezsen ya nice okumaktır...

 

 

“Her konudan çok kendimi incelerim. Benim metafiziğim de budur, fiziğim de.”
Michel de Montaigne

 

Aynada fiziğime bakarım, sonra bir de metafiziğime!...

 

“Herkes önüne bakar, ben içime bakarım; benim işim yalnız kendimledir. Hep kendimi gözden geçiririm, kendimi yoklarım, kendimi tadarım... Bir şey öğretmem, sadece anlatırım.”
Michel de Montaigne

 

Kendimden başkaları için ve özellikle de ailem için...

Hep onlar için bir şeyler yaparım...

Kendime bir tek elbise alacaksam onlara mesela on tane alırım!

Hadi diyelim iki ya da üç çift ayakabım vardır! ama aileme, sevdiklerime çok daha fazlasını alırım, yaparım!...

Dünyayı gezerim, onları da alır gezerim...

 

Kitapsız yaşayamam... Kör, sağır, dilsiz yaşayamam!

Yazmadan yaşayamam...  Kitap yüklü merkeplik yapamam!.. Yazarak yükümü boşaltırım...

 

Hatayı, yanlışı hoşgörürüm...

Ama kusurunda ısrar edenleri hoşgöremem...

Haksızlığı, zulmü, ahlaksızlığı asla kabul edemem...

 

“Başkasının benim hallerimden ve ilkelerimden dilediği
kadar uzak kalmasını hoş görürüm. Herkesi düpedüz ve bağımsız
olarak kendi kişiliğiyle görür, kendi örneği içinde değerlendiririm.
Kendim perhiz yanlısı olmadığım halde kimi rahiplerin perhizciliğini
içtenlikle beğenmekten, davranışlarını uygun bulmaktan geri kalmam:
Hayal gücümle kendimi onların yerine koyabilirim pekala. Hatta
benden ne kadar ayrı iseler o ölçüde daha da çok sever ve sayarım
onları. Birbirimizin kendi içinde değerlendirilmesini, kimsenin herkes
gibi olmaya zorlanmamasını candan dilerim.”
Michel de Montaigne

 

Kendi kusurlarımı bilirim... Eksikliklerimi bilirim... Bilmek, öğrenmek isterim...

Hatalarımı, eksikliklerimi, yanlışlarımı düzeltmek isterim..  çaba gösteririm..

 

 

Kendi  kendime  kaldığımda ben neyim ki!

İşte buyum ben, derim!...

İyiyi ararım, güzeli ararım, doğruyu ararım...

Doğru yolu sorar, öğrenir o yolda ilerlerim...

 

Ben neyi arıyorsam O'yum.. Bunu biliyorum...

Bugüne kadar neyi aradıysam... O'yum!...

 

Sen ne düşünüyorsan O'sun... O 'nu da biliyorum...

Bugüne kadar hep düşündüm ve düşündüklerimi yazdım...

 

Neye bakıyorsun!

ve ne görüyorsun...

İşte O sensin...

 

Yaşadıklarınla, yaptıklarınla, geride bıraktıklarınla....

Sen O'sun...

 

Kendini tanı...

Kendi içinde yollar ara ve gez... İçsel yolculuk yap...

İçsel yolculuk, marifetlerin marifetidir...

İçsel keşif! Keşiflerin muhteşemlisi, görkemli olanı!...

Kendi iç dünyanda yaptığın yolculuk, seyahatlerin en güzelidir...

Bu zor ve meşakkatli bir yolculuktur!...

O yolculukta içindeki kötülükleri görebiliyor musun?

O kötülükleri içinden atabiliyor musun?

Kötü huylarınla savaşıp, o savaşın zaferini ilan edebiliyor musun?

Olmasını istediğiniz BEN olabiliyor musunuz!

 

Kendini ara...

Kendini bul..

Kendini tanı...

 

 

“ Efendi sen kendinden kendine sefer et,
Kendinde kendini ara! “

 Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî