ÇALIŞMA VE SORUMLULUK AHLAKI ÜZERİNE...

 

 “Bunyan’ın ‘Hac Yolunda’ kitabında elinde tırmıkla dolaşan adamı hatırlarsınız; hani elinde balçık tırmığı, hep aşağı bakmak zorunda kalan adam... Tırmık yerine, göklerden bir taç sunulur; ama o ne başını kaldırıp göğe bakabilir, ne de kendisine sunulan tacı görebilir; tek yapabildiği, başını yerden kaldırmadan balçıkları temizlemeye devam etmektir.

“Hac Yolunda” kitabındaki o ‘çamur tarayan adam’ı kafası ruhani değil, dünyevi şeylere takılıp kalmış insan olarak yaratılmıştır. Aynı zamanda da, bu dünyada ulvi şeylere hiç aldırış etmeden yaşayan, büyük bir kararlılıkla gözünü bayağı ve aşağılık şeylere dikmiş insanları örneklemektedir. Neyin bayağı ve aşağılık olmadığını görmekten asla çekinmememiz gerekiyor şimdi. Yer pislik dolu ve balçık tırmığıyla temizlenmesi lazım; ve de bu hizmetin, yerine getirilebilecek diğer hizmetlerden daha gerekli olduğu zamanlar ve yerler vardır. Ancak başka hiç bir şey yapmayan ; elinde tırmıkla marifetlerini göstermekten başka hiç bir şey düşünmeyen, konuşmayan ya da yazmayan insan, topluma katkıda bulunmak, iyiliği teşvik etmek şöyle dursun, hızla en tehlikeli kötülük güçlerinden biri haline gelir.”

Thedore Roosevelt

 

Çalışma ahlakı...

Ödev ahlakı...

Kant ahlakı...

Sorumluluk ahlakı...

İşte en üstün ahlak ve erdem noktasındaki kavramlar bunlar....

Ya da!

Miskinlik, atalet, rehavet ve tembellik!...

"Bana ne!"

"Ben mi düzelteceğim!",

"Böyle gelmiş böyle gider."

"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın"

"Gölge etme başka ihsan istemem" anlayışları!...

"Ey ihvan, siz hangindensiniz? Yaklaşın yanıma da göreyim sizi. "

 “Bu dünyada iki tür insan vardır: Dünün insanları ve yarının insanları. Ey ihvan, siz hangindensiniz? Yaklaşın yanıma da göreyim sizi. Aydınlığın alemine dalanlardan mı yoksa, karanlığın diyarında ilerleyenlerden misiniz?”

Kahlil Gibran

 

 

“...ocağın başında ateşin sönmesini bekleyip, sonra da küllerden ateş yakmaya çalışan biri olmayın. Umudunuzu hiç kesmeyin ve geçmişi düşünerek yılgınlığa kapılmayın...”

Kahlil Gibran

 

Sürdür yürüyüşünü,...ileri gitmek mükemmeliğe doğru ilerlemek demektir. Yürü ve Yaşam’ın yolundaki keskin taşlardan ya da dikenlerden hiç”

Kahlil Gibran

 

“Tembelce laflayan ve aldatmacanın ve lafazanlığın pazarında mallarını satan kanun yapıcıları gördüm.”

Kahlil Gibran

 

 “... Tarihin yüce sahnesinde yer alıp, geçmişin görkeminden esinlenmiş olarak insanlara bir öğretiyi aktaran ve aktardıkları gibi davranabilen bir eğitmen misiniz? Eğer böyleyseniz, bilin ki, bunalmış insanlığın sağlığını düzelten ve yarasına merhem olansınız...

Ya  da başını kalabalıkların üstünde tutarken aklı geçmiş, çağların yararsız süprüntüleri ve paçavralarıyla dolu, geçmişin derin dehlizlerinde çakılıp kalmış bir yazar mısınız? Eğer böyleyseniz, bilin ki, suyun berraklığı kaçmış bir havuz gibisiniz.”

Kahlil Gibran